Terapötik yaklaşımım

Terapinin, kişinin kendini zorlayıcı şeylerle karşılaşabilecek kadar güvende hissettiği bir alan yaratması gerektiğine inanıyorum. Çalışmalarımda, dünyanın her bireyin karşısına çıkardığı kendine özgü zorlukları anlamaya çalışırken, kişinin bu zorluklar karşısında kendini sıkışmış hissetmesine yol açabilen içsel örüntüleri de birlikte keşfediyorum.

Tanıdık hikâyeler, bugün ve geçmiş

Bu örüntüler çoğu zaman, kişinin ailesi içinde son derece tanıdık hale gelmiş duygulara ve ilişki dinamiklerine dayanır. Bireyler, her zaman farkında olmadan, kendilerini tanıdık hikâyeleri tekrarlarken; ilk ilişkilerinde yaşadıkları duygularla yeniden karşılaştıkları durumları kurarken bulabilirler. Terapide, bugüne ait olanla geçmişten bugüne taşınanı birbirinden ayırmak için zaman ayırırız. Hangi seslerin içselleştirildiğini, hangilerinin gerçekten danışanın otantik kendiliğine ait olduğunu birlikte araştırırız.

Zihnin ve bedenin anlatmaya çalıştıkları

İyileşmenin yalnızca belirtileri ortadan kaldırmaktan değil, zihnin ve bedenin ne anlatmaya çalıştığını anlamaktan geçtiğine inanıyorum. Bazen bir belirti kaybolduğunda, uzun süredir duyulmamış bir ihtiyaca yeniden ses vermeye çalışan başka bir belirti ortaya çıkabilir. Bu nedenle çalışmalarımın temelini, kişilik yapısına ve kişinin deneyimini şekillendiren duygusal süreçlere odaklanan, uzun süreli ve derinlik odaklı psikoterapi oluşturuyor.

Duygulara, kendiliğindenliğe ve oyunsuluğa yer açmak

İnsanlar çoğu zaman, bir zamanlar işlerine yarayan baş etme mekanizmaları ve ilişkisel örüntüler artık aynı güvenlik veya doyum hissini sağlamadığında terapiye başvurur. Terapi, uzun zamandır fark edilmemiş ya da ifade edilememiş duygu ve ihtiyaçlara yer açma fırsatı sunar. Kendiliğin bu parçaları ortaya çıkmaya başladıkça, bireyler yeni var olma biçimlerini yavaş yavaş deneyebilir; kendilerini sahici biçimde ifade etme özgürlüğü ve yaşamlarında daha fazla kendiliğindenlik ve oyunsuluk deneyimleme olanağı kazanabilirler.

Masterson Yaklaşımı

Çalışmalarım, terapötik müdahaleleri bireyin temel kişilik örgütlenmesine göre şekillendiren psikanalitik bir psikoterapi olan Masterson Yaklaşımı’ndan besleniyor. Bu yaklaşıma kendimi özellikle yakın hissediyorum; çünkü danışanın terapi alanında yer almasına ve onu şekillendirmesine olanak tanırken, terapist gerektiğinde düşünülmüş müdahalelerle gerçek kendiliğin yavaş yavaş ortaya çıkmasına eşlik ediyor.

Pratik, bugüne odaklanan müdahaleler

Psikanalitik yönelimimin yanı sıra Şema Terapi ve Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) birikimim, uygun olduğunda pratik ve bugüne odaklanan müdahaleleri çalışmaya dahil etmemi sağlıyor. Böylece, mevcut zorlukları ele alırken bunların altında yatan bilinçdışı örüntülere ve ilişki dinamiklerine dair daha derin bir anlayışı koruyabiliyorum.

Deneyiminizi bağlamıyla anlamak

Çalışmalarımın merkezinde, her bireyin kendine özgü deneyimine açık, meraklı ve yargılamayan bir tutumla yaklaşmak yer alıyor. Kişinin kültürel ve etnik geçmişinin, toplumsal cinsiyet kimliğinin ve daha geniş sosyal bağlamının, kendisini nasıl deneyimlediğini ve başkalarının ona nasıl yaklaştığını derinden etkileyebileceğinin farkındayım. Bu nedenle, hem kişinin yaşadığı zorlukları şekillendiren dış gerçekliklere hem de bu zorlukların deneyimlendiği içsel örüntülere duyarlı kalmaya özen gösteriyorum.

Rüya analizi

Rüya analizi, bu derinlik odaklı çalışmanın bir parçasıdır.

Bir sohbetle başlayalım

İlk adım, WhatsApp üzerinden yapacağımız ücretsiz, 15 dakikalık bir görüntülü tanışma görüşmesi. Bana sizi terapiye getiren şeylerden söz edebilirsiniz; ben de nasıl çalıştığımı anlatabilirim. Birlikte çalışmanın ikimize de uygun geldiğini hissedersek ilk seansımızı planlayabiliriz.

Tanışma görüşmesi talep edin